25.09.2010

YENİ DÖNEM GAZETESİ-19.09.2010

 
"ÇOĞUNLUK" KAZANDI


  Ne yazsam, ne yazsam? Bu hafta çok düşündüm. Agatha Christi’nin doğum günü vardı bu hafta. Polisiyelerden mi bahsetsem acaba dedim? Sonra Claude Cabrol öldü maalesef. Acaba Chabrol ve filmlerinden mi bahsetseydim? Allianoi’yi yoğun çabalar sonunda kuma gömdüler bu hafta. Yoksa bundan mı söz etseydim?



  Ama baktım bir güzel haber var bu hafta sinema dünyasında. Malumunuz Altın Aslanlar dağıtıldı bu hafta Venedik’te.
Büyük ödülün yanında “en iyi ilk film” bizi daha mutlu etti aslında bu yıl, çünkü bu ödüle Seren Yüce lâyık görüldü. Bu ödülü alanların umut vaad ettiği söyleniyor sinema dünyasında. “Asıl büyük Aslan’ı almanın yolu” deniyor , yani geleceğin altın aslanı oluyor. Filmin adı “Çoğunluk”. Henüz filmi izleme fırsatı bulamadık tabii. Altın Portakal’a da aday olmuş, Çoğunluk. Sanırım bütün bu sınavlar verildikten sonra biz izleyicilerle buluşacak bu beklediğimiz film de. Ayrımcılık üzerine kurulmuş bu filmde, başrolde oynayan Bertu Küçükçağlayan’ın da performansının görülmeye değer olduğunu söylüyor eleştirmenler.



  Nuri Bilge Ceylan, Fatih Akın, Ferzan Özpetek gibi güzel işler yaparak adını duyuran sinemacılarımızın olduğunu bilmek keyif verici ve umuyorum bu ödülle bu isimlere bir tane daha eklenmiş olacak. “Çoğunluk” ile bu büyülü dünyaya giriş yaptı Seren Yüce, çıktığı bu yolda daha da başarılı olacak.


  Bu yıl Altın Aslan’ı alan isim ise Sofia Coppola oldu. Jüri başkanlığını ünlü yönetmen Tarantino’nun yaptığı 67. Venedik Film Festivali’nin en önemli ödülü, yıllarca eleştirilen Coppola’ya verildi. Francis Ford Coppola’nın kızı olarak, pek çok eleştiriye maruz kalsa da oyunculuğu bir tarafa yöntemenliği gerçekten dikkate değer. İlk olarak ”Lost in Translation” ile dikkat çekti Coppola, Oscar’ı almasından çok çıkardığı başarılı işle “Ben buradayım” dedi önce.. Henüz bebekken “Baba” serisinde oynaması eleştirilse de serinin üçüncü filminde Mary Corleone olarak biraz daha dikkate değer bir oyunculuk sergiledi. Yine de yönetmenliği oyunculuğuna göre daha başarılı. Almış olduğu bu Altın Aslan da bunun bir işareti oldu. Bu şekilde babasının gölgesinde kalmaktan biraz daha kurtuldu sanırım. Coppola'nın çocukluk anılarından esinlendiği filmin başrolünde 'Blade' filminin kötü vampiri Stephen Dorff da dikkat çekiyor doğrusu.


  Coppola’nın ödüllü filmi “Somewhere” de henüz izleyiciyle buluşmadı. O nedenle film hakkında şimdilik diyebileceğimiz pek bir şey yok. Ancak genel gösterimde ilk kez Filmekimi’nde İstanbullu izleyicilerle buluşacak olması da keyifli hani. Filmleri ilk izleyenlerden olmayı sever sinema tutkunları. O nedenle filmin genel izleyiciyle ilk kez İstanbul’da buluşması oldukça sevindirici. Tarantino’nun hakkında 'Filmin sanatsal kalitesi bizleri büyüledi' dediği 'Somewhere', Amerika'dan önce İstanbul'da izleyici karşısına çıkacak.


  Bakalım, “Somewhere” ve “Çoğunluk” filmlerini sabırsızlıkla bekliyoruz.