28.09.2010

YENİ DÖNEM GAZETESİ-26.09.2010

WOOLF ÖYKÜLERİ


   20. yüzyıl yazınında modern tarzı da aşıp, yeni tekniklerle eskiyi kıran dirençli bir yazarın öyküleri kitaplaştırıldı geçtiğimiz günlerde. Kadınlara “İçinizdeki meleği öldürün” diyerek yol gösteren ve hayatının pek çok aşamasında aykırı durmayı bilmiş olan Virginia Woolf’un 1906-1941 yılı arasında, intiharına bir ay kalana kadar yazdığı öyküler yayımlandı Timaş Yayınevi tarafından. Öyküleri yanında daha sonra geliştirmeyi düşündüğü metinler ve karakterler ile kimi çalışma taslakları da yer almakta bu kitapta.
   20. yüzyıl romanına damgasını vurmuş olan Woolf’un yayımlanan bu eseri, yazım tarzına dair güzel ipuçları veriyor. Romanlarında yaşanan olaylardan çok, kişilerin iç dünyasını öne çıkarmış olan Woolf ortaya koyduğu ve uygulaması hayli zor bir anlatım tekniği olan bilinçakışını da en iyi uygulayan yazarlardan. Dolayısıyla bu kitap, okumaya meraklı olan, yazmaya ilgisi olan kişiler için mutlaka okunması gereken eserlerden. Woolf’un o mükemmel kalemi ve aşama aşama değişen, gelişen tekniği okuruna yeni boyutlar ve bilgiler sunuyor.

   Ceplerine taşları doldurup Ouse Irmağı’na o kadar erken yürümeseydi çok daha fazla mükemmel eser bırakacaktı kuşkusuz. Ancak yine de yazdıkları edebiyat dünyasında çığır açmaya yetti. Önce İngiliz sonra dünya edebiyatında öncelikle bir kadın, sonra da yetkin ve yenilikçi bir yazar olarak varlığını kabul ettirmiş olan Woolf, edebiyatta uzun yıllar hüküm süren gerçekçiliği (realizmi) cesur adımlarıyla kırmaya başlayarak, şiirsel dili ve insanların içlerine tuttuğu ışıkla zoru başardı. O dışarıda olan olaylardan çok içerilerin kapısını aralamıştır insanoğlunda. Olaylar, düşünceler anlatmak yerine onların içerilerde nelere neden olduğunu ortaya koymuştur eserlerinde. Sonra da yüksek sesle okuyarak meselâ, gerekli olan şiirsel dili kurmuştur. Onun romanlarını kimseye anlatamazsınız, bu hiç de kolay olmaz ama okura hissettirdiklerinden söz edebilirsiniz.

   ”Kalabalığın ortasında tek başına hisseden kişinin yalnızlığı gibisi yoktur” diyor örneğin bu kitabında. “Ah Tanrım, yaşamın gizemi! Düşüncenin isabetsizliği! İnsanoğlunun cehaleti! Sahip olduklarımız üzerindeki kontrolümüzün ne kadar az olduğunu göstermek için - bütün o medeniyetimizden sonra bu yaşamak dediğimiz şey ne kadar tesadüfi bir iş” de diyor. Mutlaka okumalı...