2.02.2011

127 Hours

Gecikmiş bir yazı. Eklemeyi atlamışım :)

Bir kere etkileyici ve eğlenceli bir giriş...  Günümüzün kalabalığını ve hızını öyle iyi veriyor ki gerek görselle gerek müzikle, kahramanın neden arkasına bile bakmadan ve kimseye söylemeden! kendini kanyona, o eşsiz ve sessiz manzaraya attığını biliyor ve hak veriyoruz. En beğendiğim film başlangıçlarından biri oldu diyebilirim. Çok hızlı ve hareketli başlıyor film, müzik bu hıza çok uygun ve sert ve eğlenceli.(Free Blood - Never Hear Surf Music Again) Bölünmüş ekranları sevmem anca Boyle, bunu öyle kullanmış ki filmin öncelikle başında ve sonra genelinde, görüntülerin etkisi iki hatta üç kat artmış diyebiliriz. Filmin başındaki hız ve hareket, filmin sonuna doğru kahramanın kanyondaki o sonsuz gibi görünen çatlakta "Burada zaman çok yavaş geçiyor" demesiyle iki kez çarpıyor izleyiciye. Çekim açıları çatlaktaki sıkışmışlığı güzel vermiş, izlerken bile daraldım. Kahramanın yaptığı amatör kamera kayıtları bir anlamda kahramanın içsesinin bir aracı olmuş, iyi fikir. Halüsinasyonlar, gidiş gelişler, özeleştiriler yerli yerinde. Ancak neredeyse tek kişilik bir film olmasına rağmen Franco bence mükemmel bir performans sergileyememiş, çok daha parlayabilirdi. Bu yıl izlediğim filmler arasında, müziğin neredeyse bir karakter olduğu tek film. (Spoiler) Aron'ın kolunu Çin Malı çakıyla kesmesi sırasında özellikle sinirlere dokundugunda duyulan müziğin etkisi kusursuz. Müziğin sürekliliğyle birlikte o acının etkisi de devam ediyor bence.

 Bu arada filmle ilgili hiçbir şey -yönetmeninin Danny Boyle olduğu hariç - bilmeden oturup izleyince etkisi daha da artıyor. İyi ki böyle yapmışım, çünkü aksi takdirde aynı sürükleyicilik olur muydu bilmem? 127 saat sonunda kurtuluyor mu, ölüyor mu bilmiyor ve bekliyorsunuz. En sondaki karelerden de bunun gerçek hikaye olduğunu anlayınca etki yine katlanıyor, biraz daha.













Imdb tırıvırılarına göre filmde Aron'ın kayıtları için kullanılan kamera, gerçek Aron'ın kullandığı kameraymış. Ve kayıtlar bir kasada saklanmaktaymış.

Ve işin en ilginci ( Spoiler ) Aron'ın bu kurtuluştan sonra da dağcılığa ve kaya tırmanmaya devam etmesi. Cesaret böyle bir şey sanırım. Bu kez gittiği her yer için not bırakıyormuş... E yani...

Interview

0 yorum:

Yorum Gönder